psikoterapi

Boşananlar Tekrar Neden Evlenmek İster?

Boşanan kişi neden tekrar evlenmek ister?Öncelikle genelde yaygın olan boşanma sebeplerine bir bakalım:1-eşlerde şiddetli geçimsizlik2-eşlerin evlilik akdi devam ederken başka bir partnerin olması3-eşlerin aileleri arası sürtüşme4-eşlerin birbiriyle ilgili çok yönlü anlaşmazlıkları5-eşlerdeki cinsel işlev problemleriBoşanmalar gönüllü gerçekleşmiş bile olsa, zor bir süreçtir. Çünkü ortak yapılan, paylaşılan birçok iş artık ayrı ayrı kişilerin üzerine sorumluluk olarak dönecektir. Mesela evin alış-verişi, tadilatlar, eğer çocuk varsa çocuğun okuldan alınması, onun alış-verişi, öğretmenle diyaloğu evlilikte paylaşma ile sürerken boşanma ile birlikte artık bu iki tarafın...

Özgüvenim Nerede?

Özgüven sabit ve sürekli bir duygu değildirÖzgüvenim yok diyenlerden misiniz?Öncelikle kendiniz hakkında olumsuz düşünce ve önyargılardan vazgeçmekle işe başlamak lazım.Kendimize şans vermek herkes kadar hakkımız...Özgüven sabit ve sürekli bir duygu değildir.İniş-çıkışlar gösterir.Özgüvenimizin düştüğü durumlarda ilk düşünmemiz gereken şey,bu durumu herkesin yaşadığı ve kimsenin mükemmel,kusursuz olmadığıdır.Muhakkak her insanın becerisi biribirinden farklıdır ve birinin becerisi,başkasında yoktur.Herkesin farklı farklı donanımları vardır.Karşımızdakinin bizde olmayan bir kabiliyetine sahip olması ,bizim eksik ve değersiz olduğumuz anlamına gelmez.Çünkü karşıdakinde olmayan ve sizde varolan güzel özellikler kesinlikle vardır.Şu...

Başarmak İçin Her Yol Mübah Mı?

Başarılı olmak mı önemlidir,karakterli olmak mi?İkisi bir arada yol almak mümkün mü....Başarı denilen şey kişinin kapasite ve kabiliyet ölçüsünde sonuca ulaşılan yargıdır ve bazan kişiye ve duruma göre değişir:Çalışıp bir ev sahibi olmak kimine göre başarı ,kimine göre başarı olmayabilir.bir başkası için eğitimdeki kazanımlar başarı sayılabilir.Karakterli olmak ise,hayat içinde aile ile başlayıp sosyal hayata akseden düşünce ve davranış ,değerler bütünüdür.Kişiye göre değişmez.Ana kurallar bellidir:Yalan söylemek veya haketmediğine el koymak ,zarar vermek her zaman için doğru değildir.Kapasitesi olan her birey başarılı...

Bilinçaltı ve Döngüleri

Bilinçaltı dediğimiz şey, aslında bizim sadık hizmetçimizdir. Doğruyu-yanlışı, haklıyı-haksızı ayırt edemez. Sınıflandırma yetkisi de yoktur.İnsanoğlu doğduğu andan itibaren saniyede binlerce veri alır ve kaydeder. Dışarıdan aldığı sinyallari kişinin kendince yorumlaması sonucu, kendi penceresiyle görüp adlandırdıklarını bilinçaltı denilen mekanizma alır ve emre uyar. Asla sözümüzden çıkmaz. Gönüllü emir erimizdir.Hal böyleyken, bilinçli yaptıklarımız, bilinçaltımıza kodlamalarımız sonucu ise, yaşadıklarımız bizim tercihlerimiz midir?Diyelim ki gidecegimiz bir yer var ve o yerin adresi elimizde mevcut. Taksiye binip yola çıktığımızda, biz rahat otururken şöfor kağıtta yazılı...

Aklım okumayı biliyor mu?

İnsanın hata yaptığı, takıldığı hatta kendine bile yabancılaştığı anlara baktığımızda düşüncenin,bağlantıların ve kafanın karıştığı o bulanık tabloyu görürüz. Düşünce hastalandığında duygular hastalanır.Duygular hastalanınca fikirler, ardından görüşler ve kararlar da hastalanır. Olumsuz etkilenen zincirleme bir süreç başlar.Bir danışan ilk geldiğinde öncelikle şikayetleri dinlenir. Bu dinlemedeki amaç;hem şikayet oluşturan konuyu anlamak hem de şikayet edenin bakış açısını,düşüncesini anlamaktır. Her ne konu olursa olsun,anlatımda kullanılan ifadeler kişinin düşünce yapısını ele verir.İnsanlarda 3 şekilde hayatı/ olayları/ kişileri okuma ve anlama sistemi vardır. Özellikle terapiye...

Asalet Davranışlarda Gizlidir

Hayat içinde karşılaştığımız sorunlarla veya diyaloglarla ilgili yorumlarımız bitmez.Bununla birlikte kişiler hakkındaki teşhis ve tahlillerimiz de bitmez.Olumlu veya olumsuz her ne yaşarsak yaşayalım mutlaka dilimiz ,kişilerin karakter ve huylarına bir yorumlama yapar.Karakteri sağlam adam…Şahsiyeti zayıf kişilik…Yetenekli çocuk…Becerikli hanım…Aslında herbirinin insan üzerindeki kalıcılık ve değişkenliği ve etki şekli farklıdır.Her konuda tekrar tekrar vurguladığımız ve temelimiz diye ifade ettiğimiz çocukluk eğitimimiz-gelişimimiz, insan olabilme noktasında can suyumuzdur.Atalarımızın bu konuda bir çok manalı sözleri vardır. Mesela ;insan 7 sinde ,ne ise 70 inde de...